Bel Fıtığı Ameliyatı

Bel Fıtığı Ameliyatı

Bel Fıtığı (Lomber Disk Hernisi) Nedir?

Bel fıtığı (lomber disk hernisi) omurgadaki disklerin dış kısmının yırtılması veya zayıflaması sonucu, içteki jel benzeri materyalin dışarı taşarak sinir köklerine baskı yapmasıyla ortaya çıkan bir durumdur. Bu durum genellikle alt bel bölgesinde görülür ve bel ağrısı, bacaklara yayılan ağrı (siyatik),uyuşma veya kas güçsüzlüğü gibi semptomlara yol açabilir.

Uzun süre oturma, ağır kaldırma, ani hareketler veya egzersiz eksikliği gibi faktörler bel fıtığının oluşumunu kolaylaştırabilir. Tedavi süreci hastalığın şiddetine göre dinlenme, fizik tedavi, ilaç tedavisi veya cerrahi müdahaleyi içerebilir.

Bel Fıtığının Nedenleri

Günümüzde Bel fıtığının ya da lomber disk hernisi olarak karşımıza çıkan hastalığın en önemli nedeni egzersiz ve spor alışkanlığının olmamasıdır. Teknolojinin ilerlemesine paralel olarak insanların hareket aktivitelerinin azalması, bel ağrılı hastaların sayılarının artışındaki en önemli nedenlerden biridir. Ek olarak genetik yatkınlık da hastalığın ortaya çıkışında etkili olur. Lomber disk hernisi en sık iş gücü kaybına neden olan hastalıklardan birisidir. Bel fıtığı nedenleri şunlar olabilir;

  • Düzenli egzersiz yapmamak ve hareketsiz yaşam tarzı
  • Uzun süre oturarak çalışma (özellikle masa başı işler)
  • Ağır yük kaldırma veya yanlış kaldırma teknikleri
  • Ani ve ters hareketler
  • Aşırı kilo (obezite)
  • Genetik yatkınlık
  • Sigara kullanımı (disk yapısını zayıflatır)
  • Travmalar veya düşmeler
  • Yaşlanmaya bağlı olarak diskte sıvı kaybı ve sertleşme
  • Tekrarlayan mekanik zorlanmalar veya vibrasyonel etkiler
  • Kas güçsüzlüğü ve duruş bozuklukları

Omurganın Yapısı ve Fıtığın Görülme Sıklığı

Bel denilen bölge 5 adet lomber adı verilen omurgadan (vertebradan) oluşur ve bunların her biri L1’den L5’e kadar numara alır. Yapılan çalışmalar insanların %80’inin hayatının herhangi bir aşamasında bel ağrısından şikayetçi olduklarını göstermektedir. Bel ağrılarının en sık nedeni bel fıtığıdır.

Bel Bölgesinin Yük Taşıma Özelliği

Yerçekimine karşı organizma yük dengesini omurga ve onu çevreleyen kas-bağ dokular aracılığı ile yapar. Bu nedenle vücut ağırlığının büyük kısmını lomber omurgalar taşır. Buna bağlı olarak fıtık bel bölgesinde daha sık görülür. Fıtıklar %95 oranında hastada Lomber 4-5 ve Lomber 5-Sakral 1 disk bölgelerinde ortaya çıkar.

Bel Ağrısının Seyri ve Görülme Oranı

Bel ağrısı olan hastaların %90’ında hiçbir tedavi yapılmaksızın bir ay içerisinde ağrı şikayeti geçtiği ya da azaldığı için birçok hasta hekime başvurmaz. Bel ağrılı hastaların tüm yaşamları boyunca bel fıtığı olma riski %5’tir.

Bel Fıtığını Kolaylaştıran Faktörler

Bel fıtığı oluşması için kolaylaştırıcı faktörler vardır. Bunlar arasında genç-orta yaş, erkek cinsiyet, ailesel yatkınlık, çevresel faktörler, geçirilmiş travma ve sigara içmek sayılabilir. Yaşla birlikte bel ağrısı sıklığında artışla beraber bel fıtığı oluşma oranında azalma görülmektedir. Nedeni diskin yapısında bulunan sıvı kaybının olması ve diskin yapısal sertleşmesidir. Çevresel faktörler; aşırı mekanik zorlama, sedanter yaşam, tekrarlayan vibrasyonel etkilere maruz kalma şeklinde özetlenebilir.

Bel Fıtığı Belirtileri

Klinik olarak bakıldığında bel fıtığında en sık şikayet ağrıdır. Hastalar ters bir hareketle, travma sonrası aniden ya da kendiliğinden yavaş yavaş ortaya çıkan bel ağrısından yakınırlar. Kişinin bel hareketlerini kısıtlayıcı nitelikte olan bu ağrı kendiliğinden ya da yatak istirahati ve medikal tedavi ile 2-3 hafta içerisinde geriler.

Nadiren de olsa direkt bel ve bacak ağrısı şeklinde bir yakınma olabilir. İyileşmeyen bel ağrısına bacak ağrısı eklenir. Sıklıkla hasta bacak ağrısını, baskı altındaki sinir köküne ait duyusal dağılım alanında tarif eder. Ağrı hareketle, öksürmekle, hapşırmakla, ıkınmakla artar, yatak istirahati ile azalır.

Ağrıya eşlik eden ikinci bulgu sıklıkla bacaklarda olan uyuşmadır. Uyuşukluk bası altındaki sinirin dağılım alanındadır. Kuvvet kaybı ise daha az karşılaşılan bir şikayettir ve erken tedavi alması için önemli bir bulgudur. Bel fıtığının ileri dönemlerinde refleks kayıpları da ortaya çıkabilir.

Bel Fıtığı Tanı Yöntemleri

Modern tıp dünyasında tanı amaçlı manyetik rezonans (MR) görüntüleme en sık tercih edilen yöntemdir. Kapalı yerde kalma korkusu olan hastalar açık MR seçeneklerini değerlendirebilir. Kemik yapılara ait patoloji düşünülen hastalarda lomber CT tercih edilebilir. Bel kaymaları ve kırık şüphelerinde direkt grafiden de yararlanılmaktadır.

Bel Fıtıklarında Tedavi Yöntemleri

Bel fıtıklarında tedavi yöntemleri iki kısma ayrılabilir:

  1. Konservatif Tedavi
  2. Bel Fıtığı Ameliyatı

1. Konservatif Tedavi

Lomber disk hernisine bağlı ağrıların doğal seyrinde hastaların büyük bir çoğunluğunda birkaç ay içerisinde ağrılar kaybolur. Bu da ilk basamak tedavinin konservatif olma gereğini ortaya koyar. Konservatif tedavi en az 6 hafta, en fazla 6 ay olmalıdır. Bu tedavi süresince kısa yatak istirahati, ağrı kesici ve kas gevşetici uygulanması, ardından önce pasif hareketler daha sonra ise kademeli olarak egzersiz programları uygulanmalıdır.

Bel ağrılı hastaların sık başvurduğu diğer bir yöntem ise korse kullanımıdır. Ancak kas zayıflığına neden olduğu için günümüzde kullanımı önerilmemektedir.

2. Bel Fıtığı Ameliyatları

Eğer hastada ilerleyici kuvvet kaybı, konservatif tedavinin yarar sağlamaması, tekrarlayan ağrılar, tekrarlayan nörolojik defisit, dar kanal zemininde fıtık olması veya hastanın sosyal hayatının ileri derecede etkilenmesi durumunda cerrahi tedavi düşünülmelidir.

Eğer hastada idrar veya gaita kaçırma, düşük ayak (ayak bileğini çekememe) gibi bir bulgu varsa, 24 saat içerisinde cerrahi tedavi uygulanmalıdır. Cerrahi yöntemler;

  • Standart lomber diskektomi
  • Lomber mikrodiskektomi
  • Endoskopik mikrodiskektomi
  • Nükleoplasti (RF veya Lazer vb. — uygun hasta seçimi ile)

Standart Lomber Diskektomi

Standart lomber diskektomi, bel fıtığı tedavisinde uzun yıllardır uygulanan klasik cerrahi yöntemdir. Bu yöntemde, omurga arkasındaki kaslar dikkatlice ayrılarak sinir köküne baskı yapan fıtıklaşmış disk materyali çıkarılır. Ameliyatın amacı, sinir üzerindeki basıyı ortadan kaldırarak ağrıyı, uyuşmayı ve kas güçsüzlüğünü azaltmaktır. Genellikle genel anestezi altında yapılan bu işlem, ciddi sinir basısı veya konservatif tedaviye yanıt vermeyen hastalarda tercih edilir.

Bu yöntem geniş bir cerrahi görüş alanı sağladığı için cerrahın diski ve çevresindeki dokuları net görmesine olanak tanır. Ancak diğer minimal invaziv yöntemlere kıyasla kas dokularında biraz daha fazla travma oluşabilir, bu nedenle iyileşme süresi diğer yöntemlere göre biraz daha uzun olabilir.

Lomber Mikrodiskektomi

Lomber mikrodiskektomi, standart diskektomiye göre daha az invaziv bir tekniktir ve günümüzde bel fıtığı ameliyatlarında “altın standart” olarak kabul edilir. Bu yöntemde cerrah, mikroskop veya yüksek çözünürlüklü büyütme sistemleri kullanarak küçük bir kesiden sinir köküne ulaşır. Fıtıklaşmış disk parçası minimal doku hasarıyla çıkarılır. Bu sayede sinir dokularına ve çevre kaslara verilen zarar en aza indirilir.

Mikrodiskektomi sonrası hastalar genellikle daha az ağrı hisseder, daha kısa sürede ayağa kalkar ve günlük aktivitelerine daha hızlı dönebilir. Ayrıca ameliyat sonrası enfeksiyon, kanama veya yara iyileşme problemleri gibi komplikasyon riski oldukça düşüktür.

Endoskopik Mikrodiskektomi

Endoskopik mikrodiskektomi, en modern ve minimal invaziv bel fıtığı cerrahisi yöntemlerinden biridir. Bu teknikte cerrah, birkaç milimetrelik küçük bir kesiden endoskop adı verilen kamera destekli bir sistem aracılığıyla diske ulaşır. Kamera, cerraha ekrandan büyütülmüş bir görüntü sağlar ve böylece hedeflenen disk materyali son derece hassas bir şekilde çıkarılabilir.

Bu yöntem sayesinde kas, kemik ve bağ dokularında minimum düzeyde hasar oluşur. Hastalar genellikle ameliyat sonrası aynı gün ya da ertesi gün taburcu olabilir. Endoskopik mikrodiskektomi, özellikle küçük ve lokalize disk hernilerinde oldukça etkili ve hızlı iyileşme sağlayan bir tedavi seçeneğidir.

Nükleoplasti (RF veya Lazer ile)

Nükleoplasti, minimal invaziv ve genellikle ameliyatsız bir bel fıtığı tedavi yöntemidir. Bu işlemde lokal anestezi altında, radyofrekans (RF) enerjisi veya lazer kullanılarak diskin iç kısmındaki basınç azaltılır. İnce bir iğne aracılığıyla diske girilerek iç materyalin bir kısmı buharlaştırılır veya eritilir. Böylece sinir köküne olan baskı ortadan kalkar ve ağrı hafifler.

Nükleoplasti, özellikle disk fıtığının erken evrelerinde veya diskin tamamen yırtılmadığı durumlarda uygundur. İyileşme süresi çok kısadır; hastalar çoğu zaman aynı gün yürüyebilir ve kısa süre içinde normal aktivitelerine dönebilir. Ancak ileri düzey disk hernilerinde veya ciddi sinir basısında bu yöntem tek başına yeterli olmayabilir.

Bel Fıtığı Ameliyatı Nasıl Yapılır?

Bel fıtığı ameliyatı, omurga diskinden taşan dokunun sinir köküne yaptığı baskıyı ortadan kaldırmak amacıyla yapılır. Uygulanan cerrahi teknik, fıtığın boyutuna, yerine ve hastanın genel durumuna göre değişir. En sık kullanılan yöntemler arasında mikrodiskektomi ve endoskopik diskektomi bulunur. Bu işlemlerde cerrah, birkaç santimetrelik küçük bir kesiden özel mikroskopik veya endoskopik aletlerle sinir dokusuna ulaşır ve fıtıklaşmış disk parçasını çıkarır. Ameliyat genellikle genel anestezi altında gerçekleştirilir. Amaç, hem sinir üzerindeki baskıyı kaldırmak hem de omurganın doğal yapısını mümkün olduğunca korumaktır.

Modern cerrahi teknikler sayesinde operasyon sırasında çevre kas ve bağ dokularına minimal zarar verilir. Bu sayede hastalar daha az ağrı hisseder, ameliyat sonrası hareket kabiliyetini daha çabuk kazanır ve günlük yaşamlarına daha hızlı dönebilirler.

Bel Fıtığı Ameliyatı Riskleri

Her cerrahi işlemde olduğu gibi, bel fıtığı ameliyatlarının da bazı riskleri bulunmaktadır. En yaygın komplikasyonlar arasında enfeksiyon, kanama, sinir hasarı, omurilik sıvısının sızması (dural yırtık) ve fıtığın tekrar etmesi yer alır. Nadir de olsa, sinir dokusuna zarar verilmesi kalıcı his kaybı veya kas güçsüzlüğü gibi sonuçlara yol açabilir.

Bununla birlikte, modern cerrahi teknikler ve deneyimli cerrahlar sayesinde bu riskler oldukça düşüktür. Ameliyat öncesi dikkatli hasta seçimi, steril koşulların sağlanması ve doğru cerrahi planlama komplikasyon oranlarını minimuma indirir. Ayrıca, ameliyat sonrası önerilere uyulması da iyileşme sürecini olumlu yönde etkiler.

Bel Fıtığı Ameliyatı Sonrası İyileşme Süresi

Bel fıtığı ameliyatı sonrası iyileşme süresi uygulanan cerrahi yönteme, hastanın yaşı, genel sağlık durumu ve fıtığın şiddetine göre değişir. Minimal invaziv tekniklerle yapılan ameliyatlardan sonra hastalar genellikle birkaç gün içinde yürüyebilir ve 2–4 hafta içinde normal aktivitelerine dönebilir. Klasik diskektomi yöntemlerinde ise iyileşme süreci biraz daha uzun olabilir ve tam fiziksel toparlanma 6–8 haftayı bulabilir.

Fizyoterapi ve düzenli egzersiz programları, kas gücünün geri kazanılmasına ve omurga stabilitesinin artırılmasına yardımcı olur. Doktor kontrolünde uygulanan rehabilitasyon programı, uzun vadede ağrının tekrarlamasını önlemede kritik öneme sahiptir.

Bel Fıtığı Ameliyatı Sonrası Dikkat Edilmesi Gerekenler

  • İlk haftalarda ağır kaldırmaktan, ani eğilme ve dönme hareketlerinden kaçının.
  • Uzun süre oturmaktan veya ayakta kalmaktan kaçının; kısa aralıklarla pozisyon değiştirin.
  • Doktorun önerdiği şekilde düzenli yürüyüşler yaparak dolaşımı artırın.
  • Rehabilitasyon sürecinde fizyoterapi ve egzersiz programlarına sadık kalın.
  • Ameliyat bölgesini temiz ve kuru tutun, yara bakımı için doktor talimatlarına uyun.
  • Ergonomik yatak ve destekleyici sandalye kullanın.
  • Sigara ve alkol kullanımından uzak durun; iyileşme sürecini olumsuz etkiler.
  • Aşırı kilo almamaya özen gösterin, dengeli bir beslenme programı uygulayın.
  • Ameliyat sonrası ağrı, şişlik, ateş veya his kaybı gibi olağan dışı durumlarda derhal doktora başvurun.
  • Araç kullanmaya veya spora dönmeden önce mutlaka doktor onayı alın.

Bel Fıtığı Ameliyatı Ne Kadar Sürer?

Bel fıtığı ameliyatı süresi, kullanılan yönteme ve hastalığın karmaşıklığına göre değişmekle birlikte genellikle 45 dakika ile 2 saat arasında sürer. Mikrodiskektomi ve endoskopik diskektomi gibi minimal invaziv işlemler daha kısa sürerken, standart diskektomi veya çok seviyeli fıtıklarda bu süre uzayabilir.

Ameliyat sonrası hastalar genellikle birkaç saat gözlem altında tutulur ve aynı gün ya da ertesi gün taburcu edilebilir. Daha karmaşık vakalarda hastanede kalış süresi 1–2 gün olabilir. Cerrahın önerdiği istirahat süresi tamamlandıktan sonra hastalar genellikle günlük aktivitelerine kademeli olarak döner.

Prof. Dr. Gökhan Kurt
Hasta Görüşleri
Hakkımda Hakkımdaİletişim İletişimWhatsapp Whatsapp
Prof. Dr. Gökhan KurtProf. Dr. Gökhan KurtBeyin ve Sinir Cerrahisi
+90312 292 99 00
+90536 613 79 97